Topraktan ve Böceklerden İğrenen Oğlum Bahçeyle Nasıl Barıştı?

Oğlum bahçeye adım attığı an yüzünü buruştururdu. Toprağa dokunmak, çimenlere oturmak, bir böcek görmek onun için katlanılmaz şeylerdi. “İğrenç” der, ellerini havaya kaldırıp donakalırdı. Ben ise onun doğada koşup oynamasını çok istiyordum; ama zorladıkça daha da kapandığını görüyordum. Bu durum özellikle yazın, herkes bahçede vakit geçirirken onu iyice yalnızlaştırıyordu.

Sorunun tembellik olmadığını anlamak

Başta “nazlanıyor” diye düşündüm. Ama tepkisi o kadar gerçekti ki, bunun bir inat değil, gerçek bir rahatsızlık olduğunu anladım.

Doğaya karşı temkinlilik (bazı çocukların toprak, çamur ya da böcek gibi doğal uyaranlardan belirgin biçimde rahatsız olması) sandığımdan yaygınmış. Oğlum için kirlenmek ve beklenmedik bir böcekle karşılaşmak, kontrol edemediği bir belirsizlikti. Korkuyu büyüten şey de tam olarak bu kontrolsüzlüktü.

Zorlamanın işe yaramadığı nokta

İlk başta “hadi dokun, bak bir şey olmuyor” diye üsteledim. Bu, tepkisini büyütmekten başka işe yaramadı. Bir çocuğu iğrendiği bir şeye zorla dokundurmak, güveni sarsıyor. O zaman anladım ki ona zaman ve kontrol vermem gerekiyordu.

İşe yarayan adımlar

Aracı kullanmak ilk adımdı. Toprağa çıplak elle değil, önce küçük bir kürek ve eldivenle dokunmasına izin verdim. Arada bir araç olması onu rahatlattı; doğrudan temas etmeden doğayla ilişki kurabildi.

Böceği tanımak korkuyu azalttı. Bir kavanozda güvenli mesafeden karınca ve uğur böceği izledik, onlar hakkında konuştuk. Tanıdıkça “iğrenç” olan şey “ilginç” olmaya başladı.

Görev vermek işi oyuna çevirdi. “Şu çiçeğe su verir misin”, “şu taşı bulur musun” gibi küçük görevler, dikkatini iğrenme hissinden bir amaca kaydırdı.

Ne değişti?

Haftalar içinde oğlum önce eldivenle, sonra çıplak elle toprağa dokunmaya başladı. Bir gün avucunda bir solucanı taşıyıp bana gösterdiğinde ikimiz de şaşırdık. Artık bahçe onun için bir tehdit değil, bir keşif alanı.

Doğayı bir rutine dönüştürmek

Fark ettiğim şeylerden biri, doğayla teması tek seferlik değil, düzenli bir alışkanlık hâline getirdiğimde ilerlemenin hızlandığıydı. Haftada birkaç kez kısa da olsa bahçeye ya da parka çıkmak, oğlumun toprakla ve böceklerle ilişkisini yavaş yavaş sıradanlaştırdı. Sıklık arttıkça korku azaldı.

Bir de kendi tepkimi gözden geçirdim. Ben bir böcek görünce irkilirsem, oğlumun rahatlamasını bekleyemezdim. Sakin ve meraklı bir tavır sergilemek, ona en güçlü mesajı verdi; çocuklar korkuyu da cesareti de çoğu zaman bizden öğreniyor.

Aynı durumdaki ebeveynlere

  • Çocuğu iğrendiği şeye asla zorla dokundurmamak.
  • Önce araçla (kürek, eldiven, kavanoz) mesafeli temas kurmasını sağlamak.
  • Korkulan şeyi tanıtmak; bilgi çoğu zaman korkuyu küçültür.
  • Doğada ona küçük görevler vererek dikkatini amaca yönlendirmek.
  • Her küçük adımı sabırla ve baskısız desteklemek.

Küçük bir not

Çocuğun kirlenmeye ve dokulara karşı tepkisi çok şiddetliyse, günlük hayatını ve beslenmesini ciddi biçimde kısıtlıyorsa bir uzmana danışmakta fayda var. Benimki sabırla ve adım adım yumuşayan bir durumdu.

Neden işe yaradı?

İşe yarayan şey doğayı ona dayatmak değil, onu kendi hızında ve kontrolü elinde hissederek doğayla tanıştırmaktı. Korku çoğu zaman bilinmezlikten besleniyor; oğlum toprağı ve böcekleri tanıdıkça korkusu da eridi. Bir çift eldiven ve bir kavanozun koca bir doğa korkusunu nasıl çözdüğünü görmek şaşırtıcıydı.

Bu süreçte çocuğun genel gelişimini ve enerjisini desteklemek için beslenmesine de özen gösterdik. Uzbionik Boy Uzatma ve Gelişim Takviyesi, çocukların günlük vitamin ve mineral ihtiyacını desteklemeye yönelik hazırlanmış bir tamamlayıcıdır; dengeli beslenmenin ve açık havada geçirilen zamanın yerini tutmaz, bu bütünün yanında düşünülür.

Kaynakça

Yörükoğlu, A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları.

Yavuzer, H. Çocuğu Tanımak ve Anlamak. Remzi Kitabevi.

Bloga dön
Geri
Uzbionik Gelişim Takviyesi