Yüksek Seslerden Korkup Kulaklarını Kapatan Oğlumu Rahatlatan Oyunlar

Oğlum küçükken elektrikli süpürgeyi çalıştırdığım an kulaklarını kapatıp odadan kaçardı. Balon patlaması, kalabalık bir düğün ya da alışveriş merkezinin uğultusu onu adeta felç ederdi. Ben başta “nazlanıyor” sandım; ama tepkisi o kadar gerçekti ki, bunun bir huysuzluk olmadığını anladım.

Aslında ne oluyordu?

Araştırınca kafamdaki tablo yerine oturdu.

İşitsel hassasiyet (bazı çocukların belirli ses tonlarını ya da yüksekliğini beklenenden çok daha rahatsız edici, hatta tehdit edici bulması) diye bir şey varmış. Oğlumun sinir sistemi, benim “sıradan” bulduğum sesleri çok daha şiddetli algılıyordu. Yani korkusu bir tercih değil, gerçek bir duyusal tepkiydi.

Bunu anlamak, ona bakışımı tamamen değiştirdi. “Korkulacak bir şey yok” deyip geçmek yerine, sesin onun için gerçekten zor olduğunu kabul ettim. Bu kabul, güven ilişkimizin başlangıcı oldu.

Zorlamanın işe yaramadığı nokta

Başta yanlış yaptım; “alışsın” diye onu sesli ortamlarda tutmaya çalıştım. Sonuç, daha büyük bir panik ve gözyaşı oldu. Bir çocuğun duyusal tepkisini üstüne giderek çözemezsiniz; ancak ona kontrol hissi vererek yaklaşabilirsiniz.

İşe yarayan ses oyunları

Sesi ona kontrol ettirmek ilk adımdı. Elektrikli süpürgeyi bu kez onun açıp kapamasına izin verdim. Sesi kendisi başlattığında korku büyük ölçüde kayboldu; çünkü artık ona bir şey oluyordu değil, o bir şey yapıyordu.

Ses kavanozları ile oynadık. İçlerine pirinç, mercimek, düğme koyduğumuz kapaklı kavanozları sallayıp “hangisi daha sessiz, hangisi daha gürültülü” diye tahmin ettik. Böylece ses, korkulan bir şey olmaktan çıkıp bir oyun malzemesine dönüştü.

Fısıltı oyunları akşamları favorimiz oldu. Sırayla birbirimize fısıldadık, en küçük sesleri dinledik. Bu oyunlar hem kulağını yormadan ses dünyasıyla barıştırdı hem de yatmadan önce onu sakinleştirdi.

Ne değişti?

Aylar içinde oğlum sesli ortamlara karşı belirgin biçimde rahatladı. Hâlâ ani ve çok yüksek seslerden hoşlanmıyor; ama artık panikleyip kaçmıyor. Kalabalık bir yere gitmeden önce ne olacağını konuşmak ve gerektiğinde kulaklık kullanmasına izin vermek, ona büyük bir güven veriyor.

Aynı yolda olan ebeveynlere

  • Çocuğun korkusunu “abartma” diye küçümsememek; hissettiği gerçek.
  • Mümkün olduğunda sesin kontrolünü çocuğa vermek.
  • Sesli ortamlara hazırlıklı ve kaçış yolu bırakarak girmek.
  • Sesi bir oyun malzemesine çevirerek yavaş yavaş tanıştırmak.

Şunu da eklemeliyim: işitsel hassasiyet çok belirgin, günlük hayatı ciddi biçimde kısıtlıyor ya da başka gelişim alanlarını da etkiliyorsa, bir çocuk hekimine ya da bu konuda çalışan bir uzmana danışmak yerinde olur. Benimki evde sabırla yumuşayan bir durumdu.

Neden işe yaradı?

İşe yarayan şey sesi yok etmek değil, oğluma sesin kontrolünü vermekti. Korku çoğu zaman kontrolsüzlükten besleniyor; çocuk sesi kendisi yönetebildiğinde korku da küçülüyor. Bir elektrikli süpürgenin düğmesini ona bırakmanın bu kadar büyük bir fark yaratacağını hiç düşünmezdim.

Kalabalık yerlere hazırlanmak

Düğün, alışveriş merkezi ya da kalabalık bir aile toplantısı gibi kaçınılmaz sesli ortamlar için küçük bir hazırlık rutini geliştirdik. Gitmeden önce nereye gideceğimizi ve orada ne tür sesler olabileceğini sakince anlattım. Ne beklediğini bilmek, oğlumun kaygısını belirgin biçimde azalttı.

Yanımıza her zaman bir kulaklık ve sevdiği küçük bir oyuncak aldım. “Çok gürültülü olursa kulaklığını takabilirsin” demek bile ona yetiyordu; çoğu zaman kulaklığı takmadan, sadece o seçeneğin var olduğunu bilmek onu rahatlatıyordu.

Bu süreçte çocuğun genel gelişimini desteklemenin de bütünün bir parçası olduğunu düşündük; dengeli beslenmeye özen gösterdik. Uzbionik Boy Uzatma ve Gelişim Takviyesi, çocukların günlük vitamin ve mineral ihtiyacını desteklemeye yönelik hazırlanmış bir tamamlayıcıdır; dengeli beslenmenin yerini tutmaz, onu destekler.

Kaynakça

Yörükoğlu, A. Çocuk Ruh Sağlığı. Özgür Yayınları.

Türkiye Ergoterapistler Derneği. Duyu bütünleme ve çocuk gelişimi bilgilendirmesi.

Bloga dön
Geri
Uzbionik Gelişim Takviyesi